Bahar ki, yazdan kışa ve tersine gelip giden hırkalı bir eşektir;onun patika yolculukları bol yağmurlu nazik izler bıraktı ki
bu eğik güneşli son yaz ayı, baharın iki yönüne el veren yelken oldu...
yelken ki büyük seyyarenin kadim yolcularına fısıltıyla
göç yollarını sis perdelerinden erken kaldıran...
heybeleriyle ekinokslardan geçerken kuzey yeliydi peşi sıra hediyeler savuran,
ve sıcaktan titreyen yollarda yağmurlarıyla tersine vahalar doğuran..,
böylece göçmen kanatları ağır ağır erkenden yolculayan...
gökyüzü tuvalinde kanatlarının bu senelik son süzülüşüne el sallıyoruz.
Takvim yapraklarının bulutlardan mektuplara dönüşümünü izlerken.
Ateş taban ilerlediğimiz yollara sulu sepken halinde inen bu esin,
som baharın merhabasına manzumeler dizen kanat gölgeleri
kanatların uzak dalgalanmasından doğan muazzam sesin,
kavak yapraklarıyla tamamlanan bir oksijen akarsuyuna dönüşüyor.
Yamaçlara tırmanırken çoğalan gökyüzüne el ediyoruz,
içinde eksilen kuşların başka diyarlara yönelen gölgelerindeyiz.
Bir ayrılığa iliklenen olası kavuşmaların nabız atışlarıyla
yerin ağırlığından göğün hafifliğine tırmanmanın kafiyesindeyiz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder