31 Ağustos 2026
Ağustesin
bu eğik güneşli son yaz ayı, baharın iki yönüne el veren yelken oldu...
yelken ki büyük seyyarenin kadim yolcularına fısıltıyla
göç yollarını sis perdelerinden erken kaldıran...
heybeleriyle ekinokslardan geçerken kuzey yeliydi peşi sıra hediyeler savuran,
ve sıcaktan titreyen yollarda yağmurlarıyla tersine vahalar doğuran..,
böylece göçmen kanatları ağır ağır erkenden yolculayan...
gökyüzü tuvalinde kanatlarının bu senelik son süzülüşüne el sallıyoruz.
Takvim yapraklarının bulutlardan mektuplara dönüşümünü izlerken.
Ateş taban ilerlediğimiz yollara sulu sepken halinde inen bu esin,
som baharın merhabasına manzumeler dizen kanat gölgeleri
kanatların uzak dalgalanmasından doğan muazzam sesin,
kavak yapraklarıyla tamamlanan bir oksijen akarsuyuna dönüşüyor.
Yamaçlara tırmanırken çoğalan gökyüzüne el ediyoruz,
içinde eksilen kuşların başka diyarlara yönelen gölgelerindeyiz.
Bir ayrılığa iliklenen olası kavuşmaların nabız atışlarıyla
yerin ağırlığından göğün hafifliğine tırmanmanın kafiyesindeyiz.
31 Temmuz 2026
Mikrodoz Vişne Solosu
Bahşedilen sonsuz sevgiyi arayışımı haritalandırıyor ayak izlerim.
Heyecanla tıklım tıklım gelirim, çoğalan kendimdir peşimdeki,
Aksak adımlarla sızarım pastoral tuvallerinin kenarından içeri.
Merdümgiriz manzarada vişne ağaçları arasında bir karaltıyım,
Yitirdiği ağaçlardan taşınan karatavukların ötüşüdür kelimelerim.
Syrinxlerinden yayılan sololarla gelirim, yankısıdır gölgemdeki.
Bir ömürlük öğrenciyim, duyulamayan hayretlerle öğrenmekteyim
Böceklerin, taşların, esintiyle düşen yaprakların ezbere bildiğini.
Seslerimizden tanırız, kendi mezarını belirleyen mahir yürekleri
Yuvarlanan kafiyeleri ve fısıldanan sololarımızı dinlemekteyim
Görünen; uzaklaşan adımların yamaçlardan tepelere kök salışıdır,
Mikrodoz seanslara yanıt veren nice mimiklerin sıralanışıyla...
Temmuz öğlenlerinin titreyen patikalarında karşılayacağım seni;
Büyük lütfunun otokontrolümü silkeleyen armonilerini.
21 Haziran 2026
Uzun gölge hatırası
Ateş taban alınan yolların hikayeleri birbiri ile bağlantılı olsa da tamamlanabilir bir roman olamaz.
İşaretleri takip ediyorum, gölgelerden oluşan hiyerogliflerdir. Tüm olası tapınçlardan uzakta, rüzgar savuruyor tozlarını. Hikayenin ortasındaki cümlelerin gölgeleri en uzak noktadaki başka hikayelerin kilit taşı kelimelerine değiyor. Rüzgarda salınan her ağacın kendine has seslerinden doğan sololarla birlikte, bu kelimeleri belirliyorum. İşaretleri takip ediyorum, yağmurları bekleyişin sessizliğiyle titriyor likenler, iğne yaprakların arasından göğü gözetleyen sinir ağları...
09 Haziran 2026
Gölgesinden filizlenen yıldönümleri
Ağaç olmaya azimli böğürtlen gövdeleri ve kilim desenli örümceklerin eşliğinde, ilkbahardan doğrulmuş her yanından filizler fışkıran, polenlerinin her birini ayrı çalışılmış derin sololu besteler gibi savuran bir yazın ilk adımlarından doğan...
Nice döngülerini mektuplaştıran yaprak gölgeleri ve çalıların sessizliğinde gidilecek yerler, biriken anıların solosuyla şekillenen bir fısıltı ve sevi, katırtırnaklarına uzanan, oradan rezene kokulu patikalarından yeni bir Haziran'ın başlangıcına kök salan...
31 Mayıs 2026
Mayıs Tiradı
Değen büyük ziyaretlerin uçuşan polenlere eşliği
Eşliklerin notalara dönüşen kıpırdanan sessizliği
Kıpırtıların çoğalan güzel haberleri sezdirdiği
Dingin önsezilerin zihni taçlandıran serinliği
Adımlarımın iz bırakmaktan çekinerek geldiği
Ağaçların dizlerinde kaybolan destanlar dinlediği
Kaybolanlardan doğan yeni dizeleri bestelediği
Acı mutlu gözyaşlarını taşların gölgelerine ilştirdiği
Tiradıdır; Bacon ya da Shakespeare ne fark eder ki;
yaşların değdiği nice taç yaprakların tariflendiği...
30 Nisan 2026
Diz Uykusu
Derinlere doğru kayboluyormuş gibi ilerleyen patikaların ulaştığı ağaçlardır; ömürlerinin izohips dizelerine bakakalışımı oluşturan..
Nicedir dizlerine koyup başımı, ne güzeldir diz uykusu, kuşatıcı, sakıngan...
Nicedir dizlerinin gölgelerinde çatısız küçük kulübeler yapmam ondan...,
Ellerimin ayası dizlerinin yastığının fısıltısında solosuna yaslanmış uyuklayan...
Yanıma nabız atan adımlarımın özlemi ve içkin sololardan başka bir şey almadan,
Alışkın olduğum işte bu başka kervanlardır; hayatın bilge kabuklarında yol alan.
Beni benden alan zarif davetin merhameti; beni bende tutup bu köklere yaklaştırarak kendi sükunetine katan.
Bir kertenkele hızıyla kaçışımın hikayelerini uzaklarda bırakırken, bir kertenkelenin bakışında kaldığım durağan.
Öyle bir durağan ki, zamanın anlamına uzaktan bakabilmeyi sağlayan
İçinden yaşam kıpırtılarını sağaltarak kambiyum yatağının kıyısından doğan armağan
Yaylı Yidaki Tambur Kulübesinden ağır ağır besteler rayihası yayan.., durmayan.
20 Mart 2026
Heybelerinekinoks
Kalbi küt küt atıyor, parmak uçlarından taze çiçekler fışkırırken.
Günlerce önce başlayan ince çiselerle yıkanıyor sessiz gövdeleri,
Duran bir anın kazandığı anlamdan doğan eşsiz solonun armonisi.
Hesabını tutması zordur, yapraklar gibi akıp giden zamanın,
Düşleri istatistik ilmeklerine bağlamanın beyhude rüzgârı.
Her yıl, kendi vaktinin geçmişine artan dakikalar bırakırken,
Geçen kıştan gelen göçmen kuşların taze selamını getirişi.
Kendinden geçmiş, bir hammond solosuna binmiş usulca gidiyor...
Sanma ki yirmi birindedir bu seferde gelecek ziyareti
Bahar ki artan zamanları da yüklenmiş hırkalı bir eşektir
Gün evveline şimdiden tomurcuklanan mısralar savuruyor...
27 Şubat 2026
Şubat için çiçek dürbünü
31 Ocak 2026
Manzarasının girizgâhı
ekinoks hatıratını imzalayan kuş rotalarının, bütün bu şiirin hepsi
son mısraı için ellerinde kovalarla sıraya girmiş heceleriyle bekler;
beklemenin uzay geometrisi denklemlerini hikaye eder...
Unutmamak için bir kağıt iliştiriyorum kar altına,
kararan ay diyorum ardındaki karaltına
Kar altıgen mühürlerle istifleyecek mektuplarımı,
Mektuplarım ki beyazı toprak yeşilinden pürüzlü
Değil miydi toprak her şeyin ölümünü kucaklayıp dururdu,
Dururdu ki; göğsünden yenidoğanları iterek dışarıya milyonlarca gözle göğü seyreden...
Öyle ki; suya işlediği sololardan anlarsın repertuvarını.
Bütün bu orkestranın, bu atakların, yükseklere macunlanan seslerin,
bilinen bilinmeyen patikaları arşınlayan izlerin, bütün bu şarkının hepsi
son solosu için tırmanışa geçmiş, pentatonik üzüm taneleriyle bekler;
beklemenin hikayesini akışkan denklemlerle mısralara çeker...
Çalılar arasının yabancısı değilim, ilişirim ağaçların yalnızlığını bozmadan
Adımlanan mısralarla bütün bu şiirin tamamı, bütün bu gidişlerin, şarkıların
bütün bu yazdıklarımın tamamı o son söz içindir, başlamakta girizgâhından.




