Labels

Defterî (44) Edebî (49) Fotoğraf (13) Grafik (29) Însan (40) Malûmat (7) Mûzik (71) Tasarınâme (9)

31 Mayıs 2026

Mayıs Tiradı

İlkbaharın fermente olan son adımlarının değdiği
Değen büyük ziyaretlerin uçuşan polenlere eşliği
Eşliklerin notalara dönüşen kıpırdanan sessizliği
Kıpırtıların çoğalan güzel haberleri sezdirdiği
Dingin önsezilerin zihni taçlandıran serinliği
Adımların zedelemekten çekine çekine geldiği
 Ağaçların dizlerinde kaybolan destanlar dinlediği
Kaybolanlardan doğan yeni kafiyeleri örtündüğü
Acı mutlu gözyaşlarını taşların gölgelerine sığdırdığı
Tiradıdır; Bacon ya da Shakespeare ne fark eder ki
yaşların değdiği taçların satır satır tariflendiği...

30 Nisan 2026

Diz Uykusu

Beni bende tutan nazik lütfun şefkati; beni benden alıp bu kuytulara getirip dinlendiren.
Derinlere doğru kayboluyormuş gibi ilerleyen patikaların ulaştığı ağaçlardır; ömürlerinin izohips dizelerine bakakalışımı oluşturan..
Nicedir dizlerine koyup başımı, ne güzeldir diz uykusu, kuşatıcı, sakıngan...
Nicedir dizlerinin gölgelerinde çatısız küçük kulübeler yapışım ondan..., 
Yanıma nabız atan adımlarımın özlemi ve içkin sololardan başka bir şey almadan,
Alışkın olduğum işte bu başka kervanlardır; hayatın bilge kabuklarında yol alan.
Beni benden alan zarif davetin merhameti;  beni bende tutup bu köklere yaklaştırarak kendi sükunetine katan.
Bir kertenkele hızıyla kaçışımın hikayelerini uzaklarda bırakırken, bir kertenkelenin bakışında kaldığım durağan.
Öyle bir durağan ki, zamanın anlamına uzaktan bakabilmeyi sağlayan
İçinden yaşam kıpırtılarını sağaltarak kambiyum yatağının kıyısından doğan armağan
Yaylı Yidaki Tambur Kulübesinden ağır ağır besteler rayihası yayan.., durrmayan...

20 Mart 2026

Heybelerinekinoks

Heyecanı, ince kollarına uzanan gizli titreşimden anlaşılıyor,
Kalbi küt küt atıyor, parmak uçlarından taze çiçekler fışkırırken.
Günlerce önce başlayan ince çiselerle yıkanıyor sessiz gövdeleri,
Duran bir anın kazandığı anlamdan doğan eşsiz solonun armonisi.

Hesabını tutması zordur, yapraklar gibi akıp giden zamanın,
Düşleri istatistik ilmeklerine bağlamanın beyhude rüzgârı.
Her yıl, kendi vaktinin geçmişine artan dakikalar bırakırken,
Geçen kıştan gelen göçmen kuşların taze selamını getirişi.

Kendinden geçmiş, bir hammond solosuna binmiş usulca gidiyor...
Sanma ki yirmi birindedir bu seferde gelecek ziyareti
Bahar ki artan zamanları da yüklenmiş hırkalı bir eşektir 
Gün evveline şimdiden tomurcuklanan mısralar savuruyor...

27 Şubat 2026

Şubat için çiçek dürbünü

Tepelerdi, derin vadilerine bakmaktaydı
vadiler ki gölgeli resimler koleksiyoncusu
zamanın akışıyla uzayan tuvaller çaktı.
göğsünde liken yosunlarının kenarlarında
sudan gezegenlerdi, tepelere baktı.
Patikalardı, geçmiş yapraklarla akmaktaydı
yapraklar ki geçen kıştan göçmen kuşlar
durağanlığına nabızlayan ince yollar açtı.
zemininde yaprak halılarının desenlerinde
zarfsız mektuplardı, patikalara aktı.
Ormanlardı, patikalardan tepelere çıkmaktaydı
tepeler ki bulutlardan solo toplayıcısı
biten şarkıyı bir soloyla yenisine uğuldadı
yamaçlarında turgorlu dalların uçlarında
erkendi, çiçeklerdi çelik rüzgârlara açtı.
Baktı, aktı, adımladı...

31 Ocak 2026

Manzarasının girizgâhı

Bütün bu manzaranın, bu dağların, eğimlerine  eğilmiş ağaçların, 
ekinoks hatıratını imzalayan kuş rotalarının, bütün bu şiirin hepsi
son mısraı için ellerinde kovalarla sıraya girmiş heceleriyle bekler,
Beklemenin uzay geometrisi denklemlerini hikaye eder...
Unutmamak için bir kağıt iliştiriyorum kar altına, 
kararan ay diyorum ardındaki karaltına
Kar altıgen mühürlerle istifleyecek mektuplarımı,
Mektuplarım ki beyazı toprak yeşilinden pürüzlü
Değil miydi toprak her şeyin ölümünü kucaklayıp dururkenİ
göğsünden yenidoğanları iterek dışarıya milyonlarca gözle göğü seyreden
Öyle ki; suya işlediği sololardan anlarsın repertuvarını.
Bütün bu orkestranın, bu atakların, yükseklere macunlanan seslerin,
bilinen bilinmeyen patikaları arşınlayan izlerin, bütün bu şarkının hepsi
son solosu için tırmanışa geçmiş, pentatonik üzüm taneleriyle bekler,
Çalılar arasının yabancısı değilim, ilişirim ağaçların yalnızlığını bozmadan
Adımlanan mısralarla bütün bu şiirin tamamı, bütün bu gidişlerin, şarkıların
bütün bu yazdıklarımın tamamı o son söz içindir, başlamakta girizgâhından.

31 Aralık 2025

Teşrif-i Zekâi

Öyle bir soloya başlamıştı ki,
icra eden parmaklarından ciğerine ve beynine bağlı nöral ağaç dalları,
bahardan yaza geçen bir rüzgârın flüt üfleyişleriyle salınmaktaydı.
Geldiğim yollarda birçok detayı olduğu yerlerinde bıraktım,
Karmaşıklığı kendi düzenini oluşturan yonca gölgeleridir;
ziyaretiyle vedalaşılmış dut gölgesine taziyelerimi kabul etmiştir.

Öyle bir sondan başlamıştı ki
her biri bir başka mektubu mühürleyen ayak izleri, nice köklerin nabzı
bahardan kışa geçen bir esintinin davul ritimleriyle atmaktaydı.
Çıkacağım yollardaki tüm detaylara uzaklardan baktım,
Karanlık sanılarak kendi aydınlığına terk edilmişliğin güzelliğidir
Sessiz gibi görünmesiyle nice derin sololar biriktirmiştir.

Şimdi geride kalan günlerin macunlanan solosuna bakmanın hissi;
Bu solonun teorik fizik denklemlerinden birini çözmenin dinginliğidir.
Genç kırlangıçların ilk göçünün türbülans koltuklarına oturmuş halde,
Yazılmamış da yağılmış armonilerin uzayıp giden son notasındayız,
Birbirimizi transpoze ederek, yeniden başlangıç notasına taşınacağız.

30 Kasım 2025

Tenor Planör

Çözülmüş bir teorik fizik denkleminin dinginliğindeydik
İyotlu yapraklara tuttuğum notlardan anlaşılıyor bu...
Bir manzumenin içindeki ışık, gölge ve perspektifteyiz
Yerçekiminin dünyanın bu başkalaşmasına kafiyelendiği...
Rüzgar flütlerinin sesleriyle ufka doğru salınmanın hazzında
Ardımız sıra sololarla mısraların üzerinden geçmekteyiz. 

Bir kuantum salınımının unutulmuş titreşimindeydik
Zamanın kıyısına iliştirdiğim fosforlu notlardan belli bu…
Mahçup birer usturlap olarak bir doğuşun ziyaretindeyiz
Evrenin, içimizdeki o sessiz genişlemeye uyumlandığı…
Yorüngelerin soluk soluğa fısıldadığı o ince rüzgârda
Kendi izimizi, mısraların kavisine dokunarak sürmekteyiz.

Dünya, kendi sessizliğini içimize üfleyen bir çam kozalağıydı
Her katmanında başka bir yankı, başka bir başlangıç saklıydı.
Rüzgâr, hem geçmişi hem geleceği entropiyle taşırken
Biz, şimdinin nabiz atışlarıyla ilerlemeye devam etmekteyiz.

Gökçekimi bir nota defteriydi; 
bir dip porte daha eklenmekteydi. 
Hâfifçe yer değiştiren bir yıldızın nabzıyla
Bir sonsuzluğu daha cebimize katlıyor gibiyiz.

31 Ekim 2025

Bohçalardaki adımlar

Kısa dallarındaki hafif esintiler, gittiğimi sanıyor, 
Yaprakların titreşimine takılan gölgemin hareketliliğidir.
Uzun mesafelerin ucundan denize dalan güneşlerin hızında
Birden çok doğusuna ve batısına dağılıyor kuşlar...
Sessizlik her anında biçim değiştirerek yeniden doğuyor
İri yapraklar adım sesleriyle yerlere iniyor, her biri bir mektuptur.
Tarumar edilişlere direnen köklerin gizlendiği pulsatif sesler
ırmak kıyılarında dirayetli fısıltılar halinde akışındadır.
Suların kıyılara sürme çektiği yerlerde bir selam, bir nefes
ve alabildiğine adımların gölgeleri... pusulasını hatmediyor.

22 Eylül 2025

Tevriyesinden ekinoks

Güneş eğildiğinde, yapraklar yamaçları örttüğünde, patikalar gizlendiğinde, incirler sütten kesildiğinde, elmalar döküldüğünde, bağlar şerbetlendiğinde, öncü arılar uzaklara açıldığında, karıncalar durağanlaştığında, kırlangıçlar göçtüğünde, Ağusdost böcekleri son sololarını seslendirdiğinde, sesler sakinleştiğinde, rüzgarlar yeni cinasları büyüttüğünde, yer soğuduğunda, deniz titrediğinde, sıcaklık uzaklaştığında, hırkalı eşek yaklaştığında, som bahar için (evet som bahar) adım bohçaları açıldığında, ateş taban izler serinlediğinde, ağaçlar yorulduğunda, tomurcuklar uyuduğunda, birbirine değmeksizin kıpırdanan arpejler yankılandığında, geceler gündüzlere eriştiğinde, karanlık büyüdüğünde, aydınlık küçüldüğünde, gölgeler kutuplarda eşitlendiğinde, duran bir anın kazandırdığı anlamlardan doğan soloların yeni bir selamı emanet edişini yalnız bakanlar anladı...

31 Ağustos 2025

Ağusdost

Uzun zaman oldu...
Nicedir engellenmiş dostluğuna selam olsun.
İklimler barındıran büyük döngülerin içinde seyyarede,
kaç seferdir ateş taban toz duman geçişlerde.

Her şeye rağmen dirayetle uzak uzak el sallayışının gölgesi mevsimlerce titreşerek salınıyordu patikalarda.
Derken bambaşka bir çağın habercisi olan saf baharın belirmesiyle her şey tazelendi.
Belirtisi; çiçekleriyle serin seyredecek
hoş kokulu ön görülmüş bir yazın perdesini
nazik bir törenle açışıyla başlayan güzel döngüler zamanını haber veren güzel gözlü ekinokslardı.., fırça saplarını filizlendirdi...
Karanlıklardaki tohumlardan göğe değen tomurcuklara kadar buluşmasını eksik etmeyen tayfların zamanı...
Serin günbatımlarında bulutların gezintileriyle her biri ayrı bir tuvaldir.
İçerisinde içkin sololar büyüten kırlangıçların seri imzalarını taşıyan...

Nicedir mesafeler girmiş, bunca sıcak günleri, toza bulanmış kafiyeleri ve böylesine azimli bir dostluğun tazelenişine tanık olmanın hayretengiz dinginliği.
Yapraklara işlenen soloların en güzel çıkışlarını yaşatarak kanatlarına nakşedilen büyük kuşların,
o büyük göçlerinin arasına eklemlenen hediye edilmiş bir sabahın diri doğa yağlı boya tuvalini izlemenin derinliği, bizi birbirimize bağlayan...

Dünyanın bütün kader coğrafyalarını kuzey küreden güney küreye pastoral tüylerini sürerek geçen leyleklerin hikayesine dahil olmanın nabız gibi atan heyecanı...
Uyandığımızda büyük göçün dinlenme meskeni olarak bize ziyaretleri ve yolcu edişimiz:
Tam anlamıyla güzaydınlanan sombahar için adım bohçalarımızı ilikledi.

Ağusdost ki eski gecikmiş ziyaretlerinde bile gölgesiyle uzaktan el sallayan dostluğu bakidir;
Nihayetinde kendisi ateş taban yollarımın sonunda son bahara el veren eşlikçidir.