30 Haziran 2009

çocuklar artık hayal kurmuyor...

Semtimizin tek caddesindeki sıra sıra bütün 'apartman'lar eski, kararık yüzlüyken, Hacıbekir'in olduğu söylenen ve yeni yapılmış o apartman elbette yeni yüzlü, ama ötekilere, kararık yüzlülere oranla daracıktı. Bu yüzden olacak, büyüklerimiz onu, Hacıbekir'in lokum kutularına benzetirlerdi.
Kadıköyü'ndeyken çarşıdaki pastanesinden, sonra Cihangir'e taşınınca, ancak Bahçekapı'ya gidişlerimizde Bahçekapı'daki şekercisinden lokumlar, çiftekavrulmuşlar, akide şekerleri, bademezmeleri aldığımız Hacıbekir'in apartman sahibi olmasını yadırgar; onun, yalnızca çok sevdiğimiz şekerlerin, şekerlemelerin varlığı bizce meçhul yaratıcısı olmasını isterdim.
Öyle ya, bir rüya ikliminden çıkagelmiş güllü, fıstıklı, bademli lokumlar, sakızlı, tarçınlı, portakallı, naneli akide şekerleri, herhangi bir apartman sahibinin marifeti olabilir miydi ? Hacıbekir'i mağrur ev sahibemiz Sabahat Hanım'la onun bir hayli çekindiğimiz kocası Nihat Bey'le ya da tanıdığım böbür böbür başka apartman sahipleriyle bir tutmak, apaçık kalbimi kırıyordu.

Selim İleri / Şadiye Sultan ~ giriş...

1 yorum:

  1. "Tramvaylarin, otobüslerin, vapurlarin, ender bindigimiz otomobillerin pencerelerine iri damlalar vururdu. Damlanin bütünleserek cama çarpisi; dagilarak kendince su yollari açiyor. Binlerce resim çizerdim kafamda. Annemi görürdüm, kuslar uyduruyorum, ayyildizli Türk bayraklari... Yagmurun çiçekdürbününden binlerce sekil geçerdi arka arkaya. Bulutlarla da hep bu oyunu oynardik."

    YanıtlaSil