Labels

Defterî (37) Edebî (47) Fotoğraf (13) Grafik (28) Însan (40) Malûmat (7) Mûzik (56) Tasarınâme (9)

04 Ekim 2019

Tahta Kuklalar İçin Ağlama Yastığı

Bu öyküm, Kayıp Rıhtım Aylık Öykü Seçkisi'nin #123. sayısında yayımlanmıştır.
-
"Kıyılardaki ağaçların dizleri; geleceğin mezarı."
Adnan Metin

İnsana, gördüğünde hayatı hatırlatan ağacın, yine insan tarafından tabutlar, mezarların içine çakılan tahtalar, çuvallardan fırlayan mızraklar, ölü yakıcılığı için kullanılan odunlar, hatta yakılan ölülerin nehirlere bırakıldığı sallar ve hatta hatta bir darağacı haline getirilerek ölümlere alet edilmiş olması da bu dünyanın hazin öykülerindendir. Bu öykülerin uç verdiği ve verdiği yerlerde kök saldığı çok daha hazin oduncu gömlekli başka öyküler, ölümcül ahşap tuzaklara düşen dehşetli gözler, hesaba gelmez tarihiyle nice mahkûmiyetlerin gölgelerini taşıyan sayısız tahta kafesler, tomruk kuyruklu orman filleri, sırtları yükten nasırlı atlar, katırlar, kağnı öküzleri, yıllar yılı odunlarla dövüle dövüle döndürülen değirmen eşekleri ve nice içe dönük

26 Eylül 2019

SOM BAHAR İÇİN ADIM BOHÇALARI

Geri dönerken ikimiz de gölgemizin isteksizliğine şahidiz. Sayısız kum saatinin nadide görkemlerle akıttığı zamanın şefkatli kumsalıyla karşılaştığımız aşikar. Her adımımızda yeni gezegenler görür gibiyiz. Geri döndüğümüz yön de kötü değil; gölgemizin isteksizliğini ikna etmeye çalışarak iki yandan koluna giriyoruz. Çok da üzgün sayılmaz ama bizimle olmasa bile burasıyla vedalaşmanın burukluğu ile hafif hafif dalgalanarak yürüyor. Gölgemizin adımlarına uyum sağlamaya çalışıyoruz. Nezaketimiz adımlarımıza yansıyor, kum saatinden dökülenlerle oluşmuş kumsalda ayak izlerimiz de kendimiz kadar hafif, üzerine gelen yumuşak dalgalarla uçuşan kelebekler halinde arkamızdan başka yolculuklara çıkıyor. Neredeyse her bir adımda durup, gerideki kelebeklerin her birinin uçup ulaştığı yerlere ayrı ayrı ziyarete gitmeye zaman ayırmak istiyoruz. Kelebek ziyareti kısa olur. Üçümüz de biliyoruz ki şimdilik hala yeşil yapraklar. Fakat dingin, sarı bir evrenin bigbang çekirdeğinin içinden geliyor tıkırtılar.

Güneş serinliğin belleğine doğru eğilirken, yakında tohumlar evlerine, sıcak odalarına çekilecekler. Onların loş evlerinin pencerelerinden eski filizlerini izlemelerine eşlik etmeyi umduğumuzu dile getiriyoruz konuşmadan. Gölgemiz biraz teselli oluyor bundan. Güneş eğildikçe onun boynu gün doğusuna doğru uzanıyorken biz kuzeye ilerliyoruz. Yürünecek en güzel kıyılar, güneşin denize battığı yerlerdedir.





30 Temmuz 2019

Değdik...

Güzel kıyılara çekilmiş, mor, beyaz, lacivert sulara...

Bir serçenin baladlaşması...

Geriye dönük olarak, kendi belleğim için...

08 Temmuz 2019

Kırk yıl sonra "Ekinoks"





Jean' Jarre, '78'deki efsane albümüne (Équinoxe) , 2018'de yine kendisi atıfta bulundu: Equinoxe Infinity.

O günlere köprü olabilecek en güzel eserin bu olacağını düşünüyorum.

Ne de olsa bir ekinoksun kırk yıl hatırı var...

26 Haziran 2019

Uzun Günün Kedi Çobanı

Uzun güne buradan bakıyorum; şehrin bütün ölü hayvanlarının toplanıp bana seslendiği gündü. Bütün vedalaşmaların suçluluğu, bir enkaz gibi üzerime yığılıyordu. Çocukluğumda da yaşamıştım böylesi bir uzun günü: yerden yukarıya doğru kıvılcım saçan kediler koşuyordu... Böylece iki uzun günün arasında gidip gelen Nuh Gemisi'nin miçosuyu olarak kaldım: Kapıları kapanmadan onlara seslenen...

23 Mayıs 2019

Tuval üzeri yağlı boya konser

2015 Yılı'nın 16 Ekim Cuma akşamı Keith'i gördüm. Duvarın dibine yaka paça ama kendi kendine yaka paça savrulmuş bir şekilde, delice, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Hatta oraya nasıl savrulduğunu da gördüm. Karanlık bir kapıdan fırlayarak tepe takla düştükten sonra çılgın ve içli hıçkırıklarla yerleri yumrukluyordu...