15 Temmuz 2012

Karşılaşma

Öyle geçişsiz bir ayrıntıdır ki; seslerin içinde bir an duyulup diğer bütün seslerin sesini etkileyecek kadar güçlü ve bir o kadar da kısa beliren ve belki fark edilen anlık bir ünlemin, birbirlerini tanımalarına rağmen birbirlerinden kaçmaya çalışan ve kendine bir başka nokta arayan gözlerin seri kaçamaklarda birbirleri ile çarpıştığı anların, mecburi karşılaşmalarda söylenen tatsız sözlerin dışına taşabilmiş içten bir sesin, küçük bir çocuğun annesine yapmış olduğu resmi gösterirken annesinin gözlerine bakmadan hemen önceki bakışının büyüdüğü küçücük dünyasının, çocuğuna bakan annenin gözlerinden içeriye giden kendi çocukluğuna ait hatırladığı minik bir anın içinde belirebilirliği yüksek bir sesin veya ağladığını gizlemeye çalışan kızın ağladığını ıslak parmaklarından anlayan aşığının hüzünlü bakışında uğuldayan şefkatli sesin içinde gelip giden bir fısıltı yankısı gibi asılı kalmıştır bu ayrıntı.

İşte bu yüzden fark edilmeyen, gözden kaçan, kalabalıkların içinde belli belirsiz bir özlem bulutu gibi dolaşan bu ayrıntının içinde saatlerce, belki günlerce hatta belki zamansızca kalıp da, genişleyen düşler ve düşüncelerden geçe geçe yeni yeni detaylar ve coğrafyalar sunarak kendilerine ve birbirlerine giden yollarda seyahatlere uzanan iki aşığın sırrı yatmaktadır.