24 Şubat 2014

Sahtekar yazıtipi Arial ve tarihçesi

Arial her yerde.., Bakkalda, markette, çarşıda, pazarda, Tansaş'ta, Migros'ta, otogarda, istasyonda, havada, karada vs. vs... Ama niye?

Ha önce, eğer ne olduğunu hala bilmiyorsanız, muhtemelen bilgisayar kullanmıyorsunuzdur. Arial ister PC ister Mac üzerinde olsun Microsoft ürünleri kullanan herkes için tanıdık gelecektir. Size geliyor değil mi? Sorun yok devam edelim o zaman. Arial bir virüs gibi yayılarak, font dünyasında kendine her zaman büyük bir yer edinmiştir. Arial'ın her yerde olmasının yegane sebebi güzelliği değildir. Aslında bayağı bir sade font tipidir. Hani sade dedikse, basitlik, sadelik bir font tipi için her zaman kötü demek değildir. Font tiplerinde 'karakter' ve 'geçmiş' oldukça önemlidir. Sağlam karakter ve asil bir sülaleden gelmesi bir font için büyük bir gurur kaynağıdır demek değil bu tabiki. Ama Arial aslında kararsız bir geçmişi olan ve çok karakter sahibi olmayan bir font tipidir utanmaz sahtekarın biri desek yeridir.


20. yüzyılın 2. yarısı boyunca batı dünyasındaki en popüler font tiplerinden birisi Helvetica idi. Helvetica, İsviçre Haas Matbaası tarafından 1957 yılında geliştirilmiştir. Haas font tipini Linotype ile karıştırıp ağırlık ekleyerek gerçekten çok iyi bir font elde etmişti. Helvetica!
İsviçre Tipografi okulunun bir simgesi olan Helvetica 1960'larda tasarım dünyasında ilerlemiş ve kozmopolit, modern, ilerici kelimeleri ile eşanlamlı hale gelmiştir. Dostça, neşeli görünümü ve net çizgileriyle evrensel olarak herkes tarafından benimsenmiş ve neredeyse heryerde kullanılabilecek bir font tipi olmuştur. "Şüphedeysen, Helvetica kullan" genel bir kural olarak benimsenmiştir.

1970'lerde Helvetica heryere yayılmıştı ve günlük tasarım ve baskının en önemli maddesi haline gelmişti ama artık pek çok tasarımcı ondan usanıp yeni tipografi akımlarına geçmeye başladılar. 70'ler hippilerin çağıydı insanlar hep yeni bir şeyler denemek istiyordu bu da öyle bir şey işte. Böylece 1980'lerin başında Adobe sayfa tanımlama dili PostScript'i geliştirdiğinde, Helvetica'yı lisansladıkları her PostScript yorumlayıcısına eklenecek dört temel font tipinden birisi olarak seçmeleri pek de şaşırtıcı olmadı( diğerleri ise Times, Courier ve Symbol idi). Adobe tasarımcılara ve ilgili kurumlara olan saygısının bir ifadesi olarak geliştiricilerinden fontların lisans hakkını aldı. Muhtemelen Adobe bu font tiplerinin taklitlerini kullanmış olmaları durumunda, profesyonel grafik sanatları endüstrisinin kabul etmeyeceğinin farkındaydı. Yoksa lisansmış, saygıymış pek akıllarına gelirmiydi bilemeyeceğim. "Gelirdi tabiki" deyip geçelim.

80'lerin sonunda, masaüstü yayıncılığı dikkate değer değişiklikler yaşamıştı. Bu sektörün önde gelenlerinden Macintosh tarafından üretilen Led ve PageMaker tarzı programlar ile herhangi bir kişi fazla pahalı olmayan kişisel bilgisayarlar ile bile profesyonel kaliteye yakın kalitede ürünler çıkartabiliyordu. Hani bugünde bilgisayarına Fronpage Express, Dreamveawer kuran herkes webmasterim diyor ya işte bu o dönemlerden kalma bir gelenek.

Fakat bir problem vardı. İki tip PostScript fontu vardı: Type 1 ve Type 3. Type 1 fontlar "hint" ler -düşük çözünürlükte ve boyutta bile okunaklı olabilmesini sağlayan özellikler- içeriyordu ki, bu "hint" ler Type 1 fontların çıktılarının kalitesini Type 3 fontlara göre oldukça geliştirmişti. Adobe Type 3 font yapımı hakkında bilgi verdi ama daha yüksek kaliteli olan Type 1 font teknolojisinin sırlarını kendisine sakladı. O zamanlar GNU ruhu pek gelişmemişti anlaşılan. Eğer Type 1 tipi font istiyorsanız, Adobe tek kaynaktı. Font yapmak veya satmak isteyen herhangi bir kimse daha aşağı kalitede olan Type 3 formatı ile yetinmek zorundaydı. Adobe pazarın kaymağını kendisi için istiyordu.

1989'da, bir kaç firma Type 1 formatını kırmak veya en azından ona bir alternatif geliştirmek için ağır bir biçimde çalışıyorlardı. Apple ve Microsoft Adobe'un teknolojisine alternatif geliştirebilmek için bir anlaşma imzaladılar. Bu sırada Microsoft bir sayfa tanımlama dili olan TrueImage üzerinde çalışırken, Apple, TrueType biçimini geliştirdi. TrueType daha açık biçimliydi ve PostScript ile - ona bağımlı olmaksızın - uyumluydu. Sonunda Adobe "alın ya alın gözünüz doysun" diyerek Type 1 biçiminin sırlarını açıkladı. Sırada Coca Cola'nın gizli formülü, Mısır piramitlerinin gizemi ve Oruç Baba Türbesi'nin esrarı vardı ama Bill Gates bu konuda "tamam font software moftware dedik aldık Type 1'in sırrınıda, bunlara bir kulp takamayız boşverelim en iyisi" diyerek Apple'ı bu sırları çözmekten vazgeçirmiştir.

Bu sıralarda, Adobe ile yarışmak amacıyla PostScript kopyaları geliştirilmişti. PostScript ile benzer çalışan bu kopyalar, genellikle benzer görünümlü fontlar ile birlikte veriliyordu ki bu sırada orjinal olan fontlar hala sadece Adobe'un iş ortaklarının elindeydi. Monotype'dan geliştirilen Arial bir PostScript kopyası idi ve Birmy tarafından satılıyordu, Monotype'ın önemli Grosteque serisine olan adaptasyonu zayıf görünüyordu, Helvetica'nın oranlarına ve ağırlığına eşleşmek için baştan çizilmişti. İlk bakışta, Helvetica'ya benziyordu, fakat daha yakından incelendiğinde pek çok şekilde Helvetica'dan ayrılıyordu. Helvetica ile eşleştirildiğinden, yazdırılmak için gönderilen bir belgede Helvetica ile Arial'ı yer değiştirmek mümkün oluyordu. Yeni herhangi birisi için hemen hemen hiç fark gözükmüyordu. Fakat tecrübeli bir tasarımcı için bu fark "Tarkan" ile "Müslüm Gürses" arasında ki fark gibi bir şeydi. Velhasılı, pek çok insan "serif" ve "sans serif" tiplerinin arasındaki farkı anlatmakda güçlük çeker olmuştu. 

Arial hakkındaki en tuhaf şey, Monotype'dan Helvetica'nın bir kopyasının yapmanın pek kolay olmamasına rağmen, bunun kolaylıkla yapılmış olmasıydı. Pek çok tasarımcı Helvetica'nın taklitlerini yapmıştı, bunlar genellikle ayırtedilemez kadar benzerdi. Daha iyi veya daha kötü, pek çok ülkeden - özellikle A.B.D - font tip isimleri yasal olarak korunabilinirken, font tip tasarımlarını korumak çok zordu. Bu yüzden eğer orjinal Helvetica'yı istiyorsanız Linotype'ı almak zorundaydınız. Eğer Compugraphic, AM veya Alphatype tip ayarlama gereçlerini almayı seçerseniz, Helvetica fontunuz olmayacaktı. Onun yerine Triumvirate, Helios, Megaron, Newton veya herhangi başka bir şeye sahip olacaktınız. Fakat her üreticinin Helvetica benzeri bir font tipi vardır, hatta denilebilir ki 70'lerde görülen Helvetica fontunun çoğu gerçek Helvetica değildi.

Şu an Monotype parlak bir geçmişe sahip saygın bir tip dökümhanesidir, ve muhtemelen "korsanlar" ile anlaşma durumunu kabul etmemişlerdi. Bunun yerine yasal bir boşluk bularak, diğer font tipi ile aynı oranlara ve ağırlığa sahip benzer bir "orjinal" tasarım ortaya çıkartmayı seçmiştiler. Ama Arial farklı gibi davranmaktaydı ve ben "Helvetica değilim, Helvetica'ya benzemiyorum" diyordu. Ama Helvetica'ya çok benziyordu. Aslında başka bir rolü de yoktu.

Microsoft Windows 3.1 standart font tipi TrueType'ı yaptığında, Helvetica ile gitmek yerine Arial'ı seçti, muhtelemen bunun sebebi daha ucuz olması ve çoğu insanın farkı bilmediğini -veya umursamadığını- bilmeleriydi. Aynı zamanlarda Apple firması da TrueType'ı standartlaştırdı, fakat Arial'ı değil Helvetica'yı seçti ve lisans ücretini ödedi. Şüphe yok ki Windows 3.1. hedefine ulaşmış popüler bir yazılım oldu, bu yüzden Arial heryere girmiş oldu. Lisans ücreti ödememek için üretilen tip artık oldukça yaygın olmuştu.

Günümüzde ise Arial standart font olarak Helvetica'nın yerini almıştır. Profesyonel olmayanlar tarafından yapılan çoğu işte kullanılan font olmuştur. Bunun en büyük etkeni ise Microsoft'un tüm ürünleriyle birlikte Arial tipini bedava vermesiydi. Aslında düşük ekran çözünürlüğündeki bir ekran için Arial Helvetica gibi gözüktüğünden bu önemli bir olay değildi. Her durumda, Web'de kullanılmak için, Arial seçilebilecek çok az font tipinden birisidir.

Herşeye rağmen profesyonel bir tasarımcı Arial tipini çok nadir durumlarda kullanır. Profesyonellere göre Arial artık modası geçmiş bir tipin hafifletilmiş bir kopyasıdır sadece. Fakat bazı durumlarda tasarımcı bilerek, özellikle Arial kullanır, sebebi sorulduğunda ise müşterinin Arial konusunda ısrar ettiğini söyler. Evet müşteriler Arial istiyorlar çünkü tasarımın kendi firma içindeki diğer tasarımlar, programlar ile uyumlu olmasını istiyorlar, çünkü genelde Windows kullanıyorlar. Arial seçiliyor, daha iyi bir tip olduğu için değil, sadece ucuz olduğu için.

Uzun süredir bir Helvetica hayranıyım, çünkü Helvetica şöhretini kendi özelliklerine borçlu. Arial'a gelince o da bir parazit gibi varlığını başka bir şeylere boçlu bir font tipidir. Fakat barındığı yeri yokeden bir parazit tipi. Bugünlerde genç tasarımcıların şöyle dediklerini duyar gibiyim "Helvetica? Şu Arial'a benzeyen font tipi, di mi?"


Ana Kaynak: The Scourge of Arial
Alt Kaynak: Ceviz.Net
Çeviriler: Mustafa Karabulut
Yazı: F. Şahin Gür



Serdivence Not: Yukarıdaki yazıda Helvetica yazıtipi kullanıldı.

1 yorum: