31 Ağustos 2016

Yıllar sonra Adnan Metin'le... tanışmak!

Bir kitabından ve kütüphanelerdeki sisli izinden başka bir şey bulamamıştım şair Adnan Metin beyefendiye dair. Çok aradım, bilen bilir, sonunda; 20 yıl sonra buldum; yeni şiirlerini mi? Evet, Hayır!; ta kendisini! Hikayesini meraklısına anlatırım bir gün...

SİYAH BİR GÜNEŞİ BELİRLEDİM

Siyah bir güneşi belirledim
İbrişimdendi kolları ama parlamamış
Herkes atını sürecekti önünden, sürmedi

Bilgim vardı tiz sesli fütüvvet şeyhinin ağır aksak yürüyüşünden
Bilgim vardı ayak bileğinden su altında
Kaba taşçı keskisi elinde kara yağız bir genç
Lağımcı varyozu elinde

Hangi çağım vardı benim
Kısa süreli ve az kirliydi suyu
Testere ağzı gibi dişler gıcır gıcır
Çok gülünç!

Hiç görmedim lombozları açık
Yerden yükselmemiş atları kişnememiş
Nişan alınmış bir taşı dikilmesine yakın
Koşulsuz tutun bir ipi, kandili şimdiden
(Marş marş yol verin paraşüt açma ipime!)

Kimi seçmiş bir camı güneş tutulmasına yakın
Kimi bir yer solucanını fırıl fırıl
Mat sünek bir çelikten parlayınca
On iki saatim on iki kez

Hakimdim bir suya, sisin bölümlerine
İyi günlerim iyi gecelerimden uzundu
Salkımsöğüdüm, tek hörgüçlü devem,erkek arım
Bir ağacın iğ biçiminde rüzgârı

Gece olmadan demirler büküldü
Siyah ve eşit aralıklı
Vaktim yoktu üç ayaklı bir sacın önünde
Renk körüydüm yaşça büyük olmamdan
Ateş yakmam gecikmişti

Bir kâhin ne bilsindi yağmur yağınca zıplaya oynaya
İnsan daha büyüyemez son sözünü söylemeden
(Buzul sonrası çağ mümkün)
Al zamanımı, yollarımı, delikli kafeslerimi, zamanı gelince al
Sende bir boy çörekotu büyüyecekse ki büyür sıralı ve uzun
(İzin verin ona)

Yarın ki sürsün onda ispinozların ötüşü
İğdelerin dört iklimi dört dalında
Su taslarının ki tek kulpludur parça pörçük
Kapı çalınmasından a iki gözüm
Çağ değiştiğinden, dişli planyalar
Güneşlerin daha büyük olmamasından

İlk haykıran istim üstündedir.

Adnan Metin

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder