Labels

Defterî (36) Edebî (47) Fotoğraf (13) Grafik (28) Însan (40) Malûmat (7) Mûzik (56) Tasarınâme (9)

30 Ocak 2019

Giryezar girizgahları...

Neresi terk edilmişse, orada iyi olacağımı bildiğimden, hemen oralara doğru yanaşmak çok eski bir alışkanlığımdır. O yüzden daha çok oralarda ve buralarda görünüyorum kendime son zamanlarda. Öyle ki terk edilmişliğinin durağanlığı benim yüzümden bir kıpırtıya kurban gitmesin, toza bulanmasın diye usul usul yanaşır ve varlığımı sezdirmemeye çalışarak çevresinde dolaşır ve sonunda bir kenarına otururum.
Bir zamanların belki de çok iyi bilineni, sıkça gelinen bir uğrak yeri olmuş olsa da terk edildiğinden itibaren başlayan unutulma süreci o eski bilinme döneminden çok daha güçlü bir dönem gibi gelir bana. Belki de beni de çeken o terk edilmişlik değil de o geçiş sürecinin kendisidir.
Terk edilmiş olan aslında terk edilmeden önceki halinden daha doludur. Uzunca bir zaman anıları biriktiren mekanizması durmuş ama geriye de üst üste yığılan anıların sessizliğini bırakmıştır. Başındaki ustası uzaklara gitmiş, otomatik bir matbaa makinesinin, karnındaki kağıtları bitirene kadar, üzerine baskılar basıp etrafa saçması, saçtıktan sonra da bir süre türlü tıkırtılarla boş boş devam edip ve nihayetinde takılıp kalması gibi.  ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder