Ağzı burnu toz içinde kalıyor senenin bu zamanı. Beli bükülen yakıcı hipotenüs eğilirken çatırtılar çıkarıyor. Değirmenin nem yapışmış ıslak rüzgar kanatları süklüm püklüm, kendisine ulaşan halsiz rüzgarlarla sadece kımıldıyor. Yeni filizlerini emzirmek üzere yapraktan yorganlar örülüyor. Serin poyrazların doğacağı yeni ekinoksun güneşleri... Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor.
31 Ağustos 2022
31 Temmuz 2022
Fener Notları / Yamaç yürüyüşleri
Fener çevresinde geçirdiğim zamanların ortasından bir not iliştiriyorum. Bir süredir fener yankılarını ve öğle vakti dikey sütunlar halinde inen gölge açılarını kontrol etmekle meşgulüm. Ekinoks geri dönüşüne başlasa da güneşin altında tepelere doğru ateş taban yürüyüşlerimi ve ağaç ziyaretlerimi sürdürüyorum. Çantalara tıkıştırılmış ve kararan böğürtlenlere bulaşarak dikenlere takılmış olan, geldiğim yöndeki yollara saçılmış solo kırıntılarını hep toparlayıp sandıkta beklettiklerimle de birleştirdim. Gün batımlarında tek tek her birini inceliyorum ve kenarlarına her günün akşam kızıllığı çeşitlemelerini de not etmekle uğraşıyorum. Günler uzun ama kısalma sürecine çoktan girdi, duyulan yankılar kanyon arılarını titretirken yamaçlardan yer yer bal damlıyor. İlk yankı gemisi bu seslerle dün sabah nisbi ufuktan geçerken kaya akislerini bir kez daha denemiş olduk. Böylece kaya tepelerin girintileri de tüm sesleri içine alarak kaydederken meyve ağaçlarının dolu dalları yerlere sarkıyordu. Sepet şurada...
30 Haziran 2022
SES AYNALARI
Ses aynaları bu fenerin dış görünüşüne en önemli biçimi veren devasa yarım küreler. İlk yapıldığında bir tane olan bu çanaklar daha sonraları, oğlunun ısrarlarına kulak veren anı bileyicisi usta tarafından ikincisi yapıldı. Bu çanaklar, fenerin üst katındaki gün kapısının iki yanına yerleştirilerek kuleye şimdiki görünüşünü, yani kulaklı bir ada halini vermiştir. Çanakların ortasındaki helezon yapılı delik, gün odasının içine uzanan küçük çanaklarla birleşir.
24 Haziran 2022
Güneş Feneri Notları / Davul merdiveni
Onu tanıdığımda henüz yirmili yaşlarımda değildim. Ama o döneme göre uzun sayılabilecek bir zamandır solo toplamaya çoktandır başlamıştım. Çok sık gitmediğimiz köydeydik ve uzun sıcak bir yazdı. Jurgen'le Kadat Köyü'nde tanıştım. Kadat'a her gidişimde bolca vakit geçirdiğim adanın doğu ucundaki fenerde. Şu ansiklopedilerde üzerine az bilgi paylaşılan Güneş Feneri; bana göre dünyanın harikalarından biridir. Seyrek gidişlerimizde geçirdiğimiz günlerin bir kısmını fenerde geçirir ve topladığım soloları fenerin üst odalarındaki bekçi sandığının içine fener bekçisinden izin aldığım şekilde bir araya toplardım. Fener bekçisi, Jurgen'in büyükbabasının yeğeniydi ve o da büyükbaba gibi aynı zamanda köyün anı bileyicisiydi. Sandığa bakmak için ziyaret ettiğim büyük pencereli bekçi kulübesinde karşılaştığım Jurgen'le beni tanıştıran da odur. Kıyıdan fenere ulaşmak için yaklaşık altı yüz basamaklı merdivenleri o yaz kaç kez çıkıp indiğimi hatırlamıyorum. Jurgen'in davullarını ter içinde yukarıya çıkardık ve o günün sabahı güneş bir başka güzel doğdu.
30 Mayıs 2022
Sessizlikle çalışan Mi anahtarı kutusu
Uğradığım çok eski kilometrik taşlardan birinin üzerinden geçerken tökezlemesiyle,
11 Mayıs 2022
I'm Not Sad
Küçük taş iskemleler, tahtalar, tenekeler, uçuşan kağıt parçaları. M vardı ve "M"ler, S ve D bazen "E"ler...
Kendi iç manzaralarımızı ortada üleştirirken Voynich el yazmaları gibiydik.
Gün batımlarından sonu olmayan döngülere kanat çırpan kırlangıçların sesleri, yarasaların gölgeleri.
30 Nisan 2022
Sızan tını
19 Mart 2022
Nabız notları
28 Şubat 2022
İlişikteki rüzgarlar
08 Şubat 2022
27 Ocak 2022
Ayakdiren!
Ayaklar yerde, baş gökyüzünde...
Sorun yok biliyorum yanlış bir şey yok.
Bu yol, bu uzayan gölgeler, geriye saçılmış nota parçaları...
Neresinden baksan teslim edilememiş anlamlar filizleniyor.
30 Aralık 2021
Pulsatif tınılar
Birkaç dakikada milyarlarca yıl
30 Kasım 2021
Oktav paragraflarına giriş
26 Kasım 2021
Dahilden sesler
Binekte ve yaya yolcuların güneşte titreyen uzak kıpırtıları, yuvarlanan çakıl taşları olarak not edilmişti; hatırlamamak mümkün değil. Yuvarlanışlarında yanıp sönerek parıldayan kenarları kıymetliydi. Birbirine değmeyen arpejler halinde dökülüyor hala ayaklarımın dibine. Rüzgarların yaprak koleksiyonu.. Soloları toplamaya devam, hiç bitmesin.
30 Ekim 2021
Bahçeye dahil
Kuru yaprakları çoğaldığı şu zamanda ay dönmeden şunu da nabız notlarına ekleyelim. Akşam önce kırlangıçların sesi sonra yarasaların sessizliğinden sonra oturup dinlenmeye değiyor. Bahçe ki varlığı fark edilmese de köklerinde hala zonkluyor.
Som Baharın Açılışı
Uzaklarda bir yerlerdeydi; sezip duruyorduk. Kımıltısını görür gibi olup da bir türlü netleştiremediğimiz bir serap gibiydi. Manzaranın gitgide serinleyecek olan ufkuna gizlenmeye çalışan belli belirsiz bir parıltı. Yakın dağlarına gözlerimizle canhıraş tırmanıp duruyor, yorulduğumuzu fark etmeksizin uzaklara koşturup durup, tepelere yöneliyorduk. Yaza veda günleriydi ama ne sıcaktı! Yakın geçmişinin sıcak rüzgarlarıyla uçuşan kağıt ve yaprak parçalarına karışan sololar kafamızda öyle bir çınlıyordu ki. Şehrin boğuculuğu öfkeli bir boğa gibi burnundan ensemize soluyordu. Bulunduğumuz yeri terk etme planının topografik dışa vurumu. Tökezlemelere ayak direten birikmiş özlemlerimizle aradığımız mavera için nice çıkmazlardan manevralar yaptık. Uğrayacağımız uzakların gelecek istikametlerinden top ettiğimiz koptu kopacak birbirine dolanmış sicimler düşüncelerimizi bulandırıyordu. Yolumuzun ve geri dönüp sapacağımız diğer yolların sonunu düşünerek belirleyemez ancak yürüyerek sezebilirdik. Bunca gürültü patırtılı çabalarımızın sonunda bizi olmamız gereken yola ve yolun sonundaki tuvale getireceğini uman yorgun fırçalar gibiydik ve sonunda sololar dinginleşti. Bütün yolcuğumuzun kıpırtılarının üzerinde yumuşayarak yankılandığı güzel bir tepede bulduk kendimizi. Yapraklarına deniz ve bulutların karıştığı empresyonist bir tablonun karşısında öylece uykuya daldık...
08 Eylül 2021
17 Ağustos 2021
Adım Bohçaları
Bu yazın vefası kalan dinmeyen rüzgar, küçük adımlarla bizi veda etmeden gittiğimiz, elbet döneceğimizi düşlediğimiz kıyımıza doğru ittiriyor. Yaklaşan hikayelerimize ışık tutmaya başlamış bir deniz fenerine dönüşen gölgemizin o vedadaki isteksizliğinin zaferini görüyoruz uzaklardan.
