Labels

Defterî (44) Edebî (49) Fotoğraf (13) Grafik (29) Însan (40) Malûmat (7) Mûzik (71) Tasarınâme (9)

31 Ağustos 2022

Ağzı Toz

Ağzı burnu toz içinde kalıyor senenin bu zamanı. Beli bükülen yakıcı hipotenüs eğilirken çatırtılar çıkarıyor. Değirmenin nem yapışmış ıslak rüzgar kanatları süklüm püklüm, kendisine ulaşan halsiz rüzgarlarla sadece kımıldıyor. Yeni filizlerini emzirmek üzere yapraktan yorganlar örülüyor. Serin poyrazların doğacağı yeni ekinoksun güneşleri... Uzaklarda bir yerlerde bir şeyler kök salıyor. 

31 Temmuz 2022

Fener Notları / Yamaç yürüyüşleri

 
Fener çevresinde geçirdiğim zamanların ortasından bir not iliştiriyorum. Bir süredir fener yankılarını ve öğle vakti dikey sütunlar halinde inen gölge açılarını kontrol etmekle meşgulüm. Ekinoks geri dönüşüne başlasa da güneşin altında tepelere doğru ateş taban yürüyüşlerimi ve ağaç ziyaretlerimi sürdürüyorum. Çantalara tıkıştırılmış ve kararan böğürtlenlere bulaşarak dikenlere takılmış olan, geldiğim yöndeki yollara saçılmış solo kırıntılarını hep toparlayıp sandıkta beklettiklerimle de birleştirdim. Gün batımlarında tek tek her birini inceliyorum ve kenarlarına her günün akşam kızıllığı çeşitlemelerini de not etmekle uğraşıyorum. Günler uzun ama kısalma sürecine çoktan girdi, duyulan yankılar kanyon arılarını titretirken yamaçlardan yer yer bal damlıyor. İlk yankı gemisi bu seslerle dün sabah nisbi ufuktan geçerken kaya akislerini bir kez daha denemiş olduk. Böylece kaya tepelerin girintileri de tüm sesleri içine alarak kaydederken meyve ağaçlarının dolu dalları yerlere sarkıyordu. Sepet şurada...

30 Haziran 2022

SES AYNALARI

Güneş Feneri: Uzun soluklu solo toplayıcılığımın, biriktirdiğim ve daha önceki notlarımda söz ettiğim; şehrin isimlendirilmiş kuytularına gizleyip beklettiğim tüm soloların varıp varacağı önemli noktalardan biridir. Doğu odasının dolaplarında sakladığım ve uzun zamandır orada beklettiğim notlardan alıntılarla devam edeyim.
Ses aynaları bu fenerin dış görünüşüne en önemli biçimi veren devasa yarım küreler. İlk yapıldığında bir tane olan bu çanaklar daha sonraları, oğlunun ısrarlarına kulak veren anı bileyicisi usta tarafından ikincisi yapıldı. Bu çanaklar, fenerin üst katındaki gün kapısının iki yanına yerleştirilerek kuleye şimdiki görünüşünü, yani kulaklı bir ada halini vermiştir. Çanakların ortasındaki helezon yapılı delik, gün odasının içine uzanan küçük çanaklarla birleşir. 
O gün, yankıların etkisiyle denizin kıpırtısını görmek muhteşemdi ve o günün sabahı güneş bir başka doğdu. 

24 Haziran 2022

Güneş Feneri Notları / Davul merdiveni

Onu tanıdığımda henüz yirmili yaşlarımda değildim. Ama o döneme göre uzun sayılabilecek bir zamandır solo toplamaya çoktandır başlamıştım. Çok sık gitmediğimiz köydeydik ve uzun sıcak bir yazdı. Jurgen'le Kadat Köyü'nde tanıştım. Kadat'a her gidişimde bolca vakit geçirdiğim adanın doğu ucundaki fenerde. Şu ansiklopedilerde üzerine az bilgi paylaşılan Güneş Feneri; bana göre dünyanın harikalarından biridir. Seyrek gidişlerimizde geçirdiğimiz günlerin bir kısmını fenerde geçirir ve topladığım soloları fenerin üst odalarındaki bekçi sandığının içine fener bekçisinden izin aldığım şekilde bir araya toplardım. Fener bekçisi, Jurgen'in büyükbabasının yeğeniydi ve o da büyükbaba gibi aynı zamanda köyün anı bileyicisiydi. Sandığa bakmak için ziyaret ettiğim büyük pencereli bekçi kulübesinde karşılaştığım Jurgen'le beni tanıştıran da odur. Kıyıdan fenere ulaşmak için yaklaşık altı yüz basamaklı merdivenleri o yaz kaç kez çıkıp indiğimi hatırlamıyorum. Jurgen'in davullarını ter içinde yukarıya çıkardık ve o günün sabahı güneş bir başka güzel doğdu.

30 Mayıs 2022

Sessizlikle çalışan Mi anahtarı kutusu


Uğradığım çok eski kilometrik taşlardan birinin üzerinden geçerken tökezlemesiyle, 
gidişatının hızı kat kat artarak çılgınca bir savrulmaya dönüşmüştü üzerimden teğet geçerken. 
Uçup gidecek diye peşinden nasıl bir kaygıyla davrandığımı anlatamam; tam kestiremiyorum. 
Neyse ki beni fark etmesiyle kendi yüksekliğinde kısa bir süre türbülansa girerek kolumdan tutuverdi. 
Baktım ki ne saçı başı, ne sapları çuvala sığmaz bir baş kaldırışla devam etmek için yerinde titriyor; 
Durur muyuz? Hiç bekleyecek halimiz yok. Daha karşılaşmadan, tozu buluta karıştıran bu haline kendimi kaptırdım!
O yüzden yol boyunca uçuşan kırık dökük soloların üzerinde hala nabız atan izlerdi bıraktığım.
Çünkü yankılarını bile toparlamam hiç kolay değildi, böyle süklüm püklüm, böyle döke saça anca gelebildim de,
solosunun nefes kesişine yetiştim.  

11 Mayıs 2022

I'm Not Sad


Zamanın kendi göğsüne gömdüğü bahçeye kulak kabarttığında uzak uzak duyulan bu seslerin
orada çınladığını göreceksin. Zamanın o kıpırtılarında çiçeklenen bir titreşim bu.
Toplanan tüm soloların yeşeren belleği. Harfler, notalar birbirine sarmalanıyordu bilirsin. 
Küçük taş iskemleler, tahtalar, tenekeler, uçuşan kağıt parçaları. M vardı ve "M"ler, S ve D bazen "E"ler... 
Kendi iç manzaralarımızı ortada üleştirirken Voynich el yazmaları gibiydik. 
Gün batımlarından sonu olmayan döngülere kanat çırpan kırlangıçların sesleri, yarasaların gölgeleri.
Tınıların medulla yolculuğunda hipokampus pusulalarını titreten soloların yönünde, toplanacak çok kırıntı vardı. Çimenlerin algı boyunca uzanıp sona erdiği yelken iskelelerinden yıldızlaşan taşlar gibi el sallıyorlar, görüyor musun titreşimleri? Duyuyorsan gördün demektir.

30 Nisan 2022

Sızan tını

Topladığım soloların içinden arkadan bağlı boğazlı ceketini yırtışının sesi yankılanıyordu. Diğerlerinin arasında tutamazdım ki onları da çılgına çeviriyordu. Havaya karışan keskin kenarlarını toparlamak zor oldu. O gün bugündür çantamda değil, ceketimin iç cebinde taşımaya başladım. Nabız notlarıma karışmasının nedeni bu muydu? Belki...

19 Mart 2022

Nabız notları

Şurada biraz mola verip, ceplerimde ve çantamda düzensiz olarak birikmiş soloları tasnif edebilirim. Hemen ardından kulağımı taşikardisine yaslayıp dinleneceğim. 

28 Şubat 2022

İlişikteki rüzgarlar

Kanat izleri yamacına yaklaştığıma göre; çekmecelerine sakladığım rüzgar koleksiyonu defterlerimin olduğu, soloları kaybolmuş tınılar kulübesine varmama az kaldı.

27 Ocak 2022

Ayakdiren!

Bu konuda ne kadar az şey söylersek o kadar iyi
Yürürken telafi et
Ayaklar yerde, baş gökyüzünde...
Sorun yok biliyorum yanlış bir şey yok. 
Bu yol, bu uzayan gölgeler, geriye saçılmış nota parçaları...
Neresinden baksan teslim edilememiş anlamlar filizleniyor.
Savruluyormuş gibi gözükse de sararanların hiçbirisini göz ardı edemem.
Hiç vazgeçmeyeceğim değil mi? 

30 Aralık 2021

Pulsatif tınılar

Buraya gelmeden ve şu çantama tıkıştırdığım soloları baş aşağı dökmeden hemen önce. Yolda karşılaştığım kendi kendini yırtan şu pulsatif tınıların odyo-fotoğrafını çekebilmeyi başarmışım, sadece bir kare. Ama bu sanırım yeterli. Durmaksızın kendini yırtıklara ayırmasına rağmen, kulak verince verilen kulağın kıvrımlarının kılcal damarlarında zonkladığını hissetmemek mümkün değil. Tanımlamaya gerek yok, onlar sadece tasnif için gerekli. Duygular arası hüzün heyelanının talimi için sadece duymak yeterli. Çünkü bazı şeyler ne topraktır ne de ateş. Bazı şeyler sadece histir. Öyle değil mi özgün gören?

Birkaç dakikada milyarlarca yıl

Ve her şeyin mikro sololar halinde paramparça kıyılara vurduğu yere geldim. Bütün zamanların kayalaşmış eskileriyle çarpışarak milyarlarca parçaya dağıldığı denizin uğultulu sessizliğine yığılan soloların yankı denizlerine. Suların derinliğinde alevlenerek sürtüne sürtüne yeniden doğuşların sancılarını gizleyerek. Muazzam doğuşlarının şafak kızıllığına kafa tutacak olan o son batışa doğru...

30 Kasım 2021

Oktav paragraflarına giriş

Uçuşan küçük kağıt parçalarını tasnif edeceğim bir köşe bu. Gidişatının doğal akışından yırtılmış sesleri biriktirdiğim deftere bunu da iliştirmeden olmaz. 

26 Kasım 2021

Dahilden sesler


Binekte ve yaya yolcuların güneşte titreyen uzak kıpırtıları, yuvarlanan çakıl taşları olarak not edilmişti; hatırlamamak mümkün değil. Yuvarlanışlarında yanıp sönerek parıldayan kenarları kıymetliydi. Birbirine değmeyen arpejler halinde dökülüyor hala ayaklarımın dibine. Rüzgarların yaprak koleksiyonu.. Soloları toplamaya devam, hiç bitmesin. 

30 Ekim 2021

Bahçeye dahil

 

Kuru yaprakları çoğaldığı şu zamanda ay dönmeden şunu da nabız notlarına ekleyelim. Akşam önce kırlangıçların sesi sonra yarasaların sessizliğinden sonra oturup dinlenmeye değiyor. Bahçe ki varlığı fark edilmese de köklerinde hala zonkluyor. 

Som Baharın Açılışı

Uzaklarda bir yerlerdeydi; sezip duruyorduk. Kımıltısını görür gibi olup da bir türlü netleştiremediğimiz bir serap gibiydi. Manzaranın gitgide serinleyecek olan ufkuna gizlenmeye çalışan belli belirsiz bir parıltı. Yakın dağlarına gözlerimizle canhıraş tırmanıp duruyor, yorulduğumuzu fark etmeksizin uzaklara koşturup durup, tepelere yöneliyorduk. Yaza veda günleriydi ama ne sıcaktı! Yakın geçmişinin sıcak rüzgarlarıyla uçuşan kağıt ve yaprak parçalarına karışan sololar kafamızda öyle bir çınlıyordu ki. Şehrin boğuculuğu öfkeli bir boğa gibi burnundan ensemize soluyordu. Bulunduğumuz yeri terk etme planının topografik dışa vurumu. Tökezlemelere ayak direten birikmiş özlemlerimizle aradığımız mavera için nice çıkmazlardan manevralar yaptık. Uğrayacağımız uzakların gelecek istikametlerinden top ettiğimiz koptu kopacak birbirine dolanmış sicimler düşüncelerimizi bulandırıyordu. Yolumuzun ve geri dönüp sapacağımız diğer yolların sonunu düşünerek belirleyemez ancak yürüyerek sezebilirdik. Bunca gürültü patırtılı çabalarımızın sonunda bizi olmamız gereken yola ve yolun sonundaki tuvale getireceğini uman yorgun fırçalar gibiydik ve sonunda sololar dinginleşti. Bütün yolcuğumuzun kıpırtılarının üzerinde yumuşayarak yankılandığı güzel bir tepede bulduk kendimizi. Yapraklarına deniz ve bulutların karıştığı empresyonist bir tablonun karşısında öylece uykuya daldık...

17 Ağustos 2021

Adım Bohçaları

Bu yazın vefası kalan dinmeyen rüzgar, küçük adımlarla bizi veda etmeden gittiğimiz, elbet döneceğimizi düşlediğimiz kıyımıza doğru ittiriyor. Yaklaşan hikayelerimize ışık tutmaya başlamış bir deniz fenerine dönüşen gölgemizin o vedadaki isteksizliğinin zaferini görüyoruz uzaklardan.


27 Mayıs 2021

Çayırlara iliştirdik

Altı telli direkler boyunca ilerleye ilerleye buraya kadar geldik, nice yıllarını alkışladık ve dün dinlenmeye çekildiğimiz yerden başlayan bu şarkıya evrildik; sololarını çayırlara iliştirdik. Oh de!